KATRE KADIN DANIŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ 2020/2 E-BÜLTEN YAYINLANDI
- Published in Genel
14 Şubat Sevgililer Günü İle İlgili Basın Açıklaması
Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü, bugün en romantik en kırmızı kalpli, bol balonlarla, bol güllerle bezetilerek aşk kisvesi altında hayatlarımıza ipotek koyularak, şiddetin meşrulaştırıldığı gün. Aşkın sevginin evliliğin biz kadınlara dayatılıp, pazarlanıp, güzellemelerinin yapıldığı gün.
Günler öncesinden telefonlarımıza çeşitli bankalardan, firmalardan sevgilimize hangi hediyeyi alırsak daha makbule geçeceğini tembihleyen mesajlar gelir. Bütün kadınların falanca markanın feşmekanca pırlanta yüzüğüne bayılacağının reklamı döner günlerce televizyon ekranlarında. Patriyarkanın kanla beslediği elmas madenlerindeki çocuk işçilerin ve insan hakları ihlallarinin kanlarıyla yıkanmış tek taşları; yine erkek şiddetini besleyen, meşrulaştıran, şiddeti başka bir şiddetle süsleyen ve bizlere dayatan bugüne isyanımız var.
Evlilikte ve ikili ilişkilerde yaşanan şiddet görünmez kılınıp, pahalı hediyelerle unutturulmaya çalışılıyor. Heteroseksüel kadın ve erkek ilişkilerini kutsayarak hem biz kadınları tahakküm altına almaya çalışan hem de cinsel yönelimi farklı olanlarımızı toplum tarafından dışlayan egemen bir ahlak anlayışı yaratarak bugünleri bizlere özel gün olarak sunuyorlar.
Biz kadınlar, her gün erkekler tarafından öldürülürken tacize, tecavüze, şiddete, her türlü baskı ve sömürüye maruz bırakılırken 14 Şubat Sevgililer Günü’nün erkekler tarafından bizlere lütufmuş gibi sunulduğu eşit olmayan aşk güzellemelerine itirazımız var. Erk olmanın ayrıcalığı ile şiddetin, sömürünün üzerini senede bir gün pahalı hediyeler ve yemeklerle kapatmaya çalışamazsınız. “Seni uğruna ölecek kadar seviyorum, seven insan kıskanır” diyerek hayatlarımızı tahakküm altına alan, biz kadınları mülkü olarak gören erkeklerin aşkları, sevgileri her gün bizleri öldürüyor. Biz eşit, özgür, şiddetsiz bir yaşamı; reddettiğimiz, boşanmak istediğimiz için öldürülmediğimiz her günü bütün özel günlere tercih ediyoruz.
Biz kadınların;
- Erkeklerin, toplumun; evlilik, aile adı altında bizlere dayattıkları bu düzene itirazı var.
- Eşit olmayan aşka, sevgiye itirazı var.
- Bizi eve hapseden, tecrit eden evliliklere itirazı var
- Giydiğimiz kıyafetten tutun o saatte orada olmamıza kadar hayatımızın her alanına müdahale etmeyi kendilerinde hak olarak görenlere itirazı var.
- Kaç çocuk yapacağımıza karışan, bedenimiz üzerinde söz hakkı olduğunu düşünen haklarımızı kısıtlayan yasalara itirazı var.
- Hayırı naz olarak görenlere itirazı var. Hayır, hayırdır.
- İlişkilerde bizleri aşağılayan, küçük düşüren, söz hakkının sadece kendisine ait olduğunu düşünerek bizi flört şiddetine maruz bırakanlara itirazı var.
- Hayatımızı kolaylaştırdığı düşünülen robotlar, hediye ederek hayatımızı mutfağa hapsedenlere itirazı var.
- Aile içi şiddette, tacizde, tecavüzde; evin düzeni, ailenin huzuru, elalemin ne diyeceği yüzünden kadınları susmak zorunda bırakan, kadının iradesini erk’in buyruğuna uymaya bırakan düzene itirazı var.
- “Ailesiz kadın korumasız kadındır” diyerek bizlere en yakın şiddetin aileden geldiğinin üstünü kapatan zihniyetlere itirazı var. Daha bir kaç gün önce babası tarafından katledilen Şeyma ailesi tarafından mı korunmuştu?
Hediyeniz, aşkınız sizin; hayatlarımız, özgürlüğümüz bizim olsun.
- Published in Genel
Çocukların Cinsel İstismarının Affı Olmaz!
İktidarın, küçük yaştaki kız çocuklarıyla evlenen erkeklerin istismar suçundan affedilmesine yönelik bir tasarı hazırladığıyla ilgili haberler bir süredir basına yansımaktadır. Son çıkan haberlere göre AKP tarafından 15 yaş farkının bir kriter olarak benimsenmiş olduğu ve çocuk istismarını meşrulaştıracak bu affın bütçe görüşmeleri tamamlandıktan sonra, Ocak 2020 gibi meclise getirileceği söylenmekte. AKP 2016 yılından beri sistematik olarak çocuk yaşta, zorla ve erken evlendirmelerin önünü açacak, çocuk istismarını meşrulaştıracak bu af da dahil, birtakım yasa değişiklikleri ve uygulamaları gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Bu çerçevede, kadın örgütlerinin tüm itirazlarına rağmen 2016 yılında Torba Kanun ile çocukların cinsel istismarına ilişkin cezayı düzenleyen TCK 103. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına 12 yaş ayrımı getirilmiş, 12 yaş altındaki cinsel istismar suçlarına ağırlaştırılmış cezalar getirilmiş, 12 yaş sınırının neye göre belirlendiği ise kamuoyuyla paylaşılmamıştır. Şu anda getirilmek istenen af, 15 yaş altı kız çocuklarına karşı işlenen cinsel istismar suçundan hüküm giyen failleri de kapsayacaktır. Yani 12 yaşında bir kız çocuğunun 27 yaşındaki bir erkek ile evlendirilmesi durumunda cezasızlık yoluna gidilmek istenmektedir. Bu cezasızlığın çocuk istismarı suçu faillerine cesaret vereceği ve bu suçu teşvik edeceğini öngörüyoruz. Nitekim, Elbistan Ağır Ceza Mahkemesi kendisinden 9 yaş küçük olan 12 yaşındaki kuzenini evlilik görüntüsü altında istismar eden ve olay gerçekleştiği zamanda “kız çocuğunun yaşını bilmediğini” savunan faili beraat ettirmiş ve Yargıtay da oy çokluğuyla bu kararı onamıştır. “Geleneksel değer yargıları, birlikteliklerin sorunsuz devam etmesi, mağdurun şikayetçi olmaması, ceza verilmesi halinde aile yapısının zarar göreceği” gibi gerekçelerle verilen bu karar, 15 yaş altındaki çocukların cinsel istismarının meşrulaştırılmasının alt yapısının sağlanmaya çalışıldığını göstermektedir. Ayrıca böyle bir af, 2005 yılında kanundan çıkarılan “tecavüzcü ile evlilik durumunda cezasızlık sağlayan” maddenin geri getirilmeye çalışıldığını göstermektedir.
İstismar suçunu evlenme koşullu bir düzenleme ile aklamak çocukların tekrarla istismara maruz bırakılması ve şiddet dolu hayatlara mahkûm edilmesi anlamına gelmektedir. AKP’nin “ Affı bir defaya mahsus yapacağız” açıklaması, “Bir kereden bir şey olmaz” zihniyetinin devam ettiğini göstermektedir. Bu düzenlemeyi yapma gerekçesi olarak, küçük yaşta istismar edilmiş ve evlendirilmiş kız çocuklarının, suç olan bu eylemi gerçekleştiren erkeklerin hapse girmesi sonucunda çocuklarıyla birlikte ortada kalmaları ve mağdur olmaları gösterilmektedir. Çocukları korumakla yükümlü devletin veri dahi paylaşmadan böyle bir gerekçeyle çocukların cinsel istismarını meşrulaştırmaya çalışmasını akıl ve vicdan dışı buluyoruz. İktidara tekrar sesleniyoruz, amaç gerçekten kız çocuklarını korumak ve mağdur olmalarını engellemekse neler yapılabileceğini kadın ve çocuk örgütleri yıllardır haykırmakta! Faillerin değil, çocukların mağduriyetlerini öncelemek ve dahası önlemek elinizde! İstismarcıları affetmek yerine çocukları koruyacak önlemleri hayata geçirin!
Evlenme ehliyeti olmayan çocuklara imam nikahını kıyan din görevlilerinin, kız çocuklarını çocuk yaşta evlendiren ailelerin ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeyerek buna göz yuman kişi ve resmi otoritelerin cezalandırılması, Türk Ceza Kanunu’nda 15 yaş altı çocukların cinsel davranışa rızasının söz konusu olamayacağının açıkça belirtilmesi, erken yaşta ve zorla evlendirmenin suç olarak düzenlenmesi, evlilik yaşının her koşulda 18’e çıkartılması ve bunların hiçbir boşluk ve yorum farkına yer bırakmayacak şekilde yasalara dahil edilmesi gerekmektedir.
Tüm milletvekillerini tasarının yasalaşmaması için gerekeni yapmaya, başta tüm kadınlar olmak üzere basın ve medya kuruluşlarını ve kamuoyunu bu konunun takipçisi olmaya çağırıyoruz!
Nafaka Hakkı Kadın Platformu
TCK 103 Kadın Platformu



- Published in Genel








